menu
EKŞİ ÜZÜM!
EKŞİ ÜZÜM!
HATIRDA KALANLAR..

Ekşi üzüm!

Medine-i Münevvere'de ashâbdan bi'l-vesîle kim uzak bir beldeye gitse dönerken o beldeden Efendimiz'e (as) ikrâm etmek üzere sebze, meyve hediye getirirmiş. Bu hediyeler Efendimiz'e (as) ikrâm edildiğinde O (as) da yanında kimler varsa, onlara sunar, birlikte yerlermiş. Bir köle bu güzelliği uzaklardan izler, üzülürmüş, “Keşke benim de ikrâm edecek bir şeylerim olsa da O’na (as) versem” diye.

Olacak ya, bir gün, Medine’ye bir kervan gelir ve kervandaki üzümler herkese hediye olarak dağıtılır. Bizim köle bunu duyar duymaz, koşar bir salkım üzüm alır, güzelce yıkar, Efendimiz’e (as) ikrâm eder. Sonra da karşısına geçip O’nu (as) izler.

Salkımdan bir üzüm alınca, Efendimiz’in yüzünde tebessüm belirir. Bir tane daha alınca gülümsemesi artır. Böyle böyle derken tüm salkımı güler yüzüyle tek başına yer, bitirir. Bizim kölenin mutluluğu, memnuniyeti o kadar büyüktür ki… 

Bu hâl üzere meşgalesine döner. Fakat o esnada Peygamberimiz’in (as) yanında bulunan ashâb merak içindedir. Kölenin gittiğinden emin olduklarında sorarlar: “Yâ Rasûlallah, hani hep bizlere ikrâm ederdiniz, bu sefer neden hepsini tek başınıza yediniz?” Aynı tebessümle cevap verir, Efendimiz (as): “Kölenin getirdiği üzüm ekşiydi, şimdi size versem, belki yüzünüz de ekşirdi, üzümü getirenin gönlü incinirdi!”

Dr. Ravza CİHAN

Bu İçeriğe Tepki Ver (en fazla 3 tepki)

Facebook Yorumları