okunma
Aile ve Toplumu Çürüten Bağımlılık: Kumar
بِسْمِ اللهِ الرَّحْمٰنِ الرَّحِيمِ
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ (Maide Suresi, 90-91)
Muhterem Müslümanlar!
Toplumumuzda maalesef en hızlı ve endişe verici şekilde yayılan, ocakları söndüren, yuvaları dağıtan, kurtulmanın en zor olduğu bağımlılıklardan biri kumar bağımlılığıdır.
Bugün sizlerle toplumumuzun kanayan yaralarından biri olan kumar illeti, bağımlılığını konuşalım.
Dinimiz İslam, insanın beden ve ruh sağlığına zarar veren, tehlikeye atan her türlü uygulamayı yasaklamış, haram kılmıştır.
İslâm, kazancı; emek, üretim ve helâl ticaret temeli üzerine inşa etmiş; şans, tesadüf ve sömürüye dayalı bütün yolların önüne set çekmiştir.
Kumar ve bahis, insanın kısa yoldan kazanç elde etme arzusuna hitap eden, görünürde masum fakat özü itibariyle haksız kazanç yollarından biridir.
Kur’an-ı Kerim’de kumar kelimesi “meysir” kavramıyla ifade edilmiştir. “Meysir” kelimesi Arapçada “kolaylıkla elde etme” anlamına gelir. Fıkıhta kumar, taraflardan birinin kazancının diğerinin kaybına bağlı olduğu, emeğe değil tesadüfe dayalı bir mal aktarımı olarak tanımlanır. Kazananın kaybedenden bir şey alması şart koşulan oyundur. Elinizde değer ifade eden bir şeyi, daha iyisini veya daha fazlasını kazanmak adına riske atmanızdır. Dolayısıyla para ya da maddi yarar karşılığında oynanan her çeşit oyun, haram olan “meysir” kapsamındadır, kumardır.
Bahis ise kumarın modern biçimidir; spor müsabakaları, yarışlar veya elektronik oyunlar üzerinden “şansa” dayalı kazanç hedeflenir. Şekil bakımından farklı olsa da mahiyet itibariyle “meysirden”, kumardan farkı yoktur.
Hangi alet ve usulle oynanırsa oynansın, sonunda oynayanların bir kısmını kazandıran, diğerlerine kaybettiren oyunlar kumardır.
Kumarı masumlaştırmak, zararsız göstermek, normalleştirmeye çalıştırmak için bahis, şans, talih, kısmet, eğlence diyerek meseleyi şansla, beceriyle, kabiliyetle, talihle ilişkilendirerek meşrulaştırmaya çalışmak bu konudaki duruşumuzu ve bakışımızı değiştirmez. Kumar, kumardır. Adına bahis de şans da talih de oyun da eğlence de dense değişmez.
Kumar, meşru olmayan bir kazanç yoludur. Çünkü kumarda kazanırsa (ki bu durum çok düşük bir ihtimal) başkasını, kaybederse kendisini zarara uğratmak vardır. Başkasının zararına sebep olan bir kazanç, helal kazanç değildir.
Muhterem Müslümanlar;
İslam’da asli ve tabii kazanç yolu emektir.
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا لَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ إِلَّا أَنْ تَكُونَ تِجَارَةً عَنْ تَرَاضٍ مِنْكُمْ وَلَا تَقْتُلُوا أَنفُسَكُمْ إِنَّ اللَّهَ كَانَ بِكُمْ رَحِيمًا
Ey iman edenler, mallarınızı sizden karşılıklı rızadan oluşan bir ticaret müstesna aranızda batıl yollar ile yemeyin! Nefislerinizi de öldürmeyin. (kendinizi yiyip bitirmeyin) Muhakkak Allah size karşı Rahim olandır. (Nisa Suresi, 29)
Okuduğumuz ayette لَا تَأْكُلُوا أَمْوَالَكُمْ بَيْنَكُمْ بِالْبَاطِلِ, “mallarınızı aranızda batıl yollarla yemeyin” ifadesi dikkat çekicidir. Yalnızca bir çeşidinden bahsetse belki de diğerleri helal gibi değerlendirilebilirdi. Ancak “batıl” ifadesiyle meşru görülmeyen tüm işlemler, kazançlar haram kabul edilmiştir. Meşru olmayan kazanç, kumar, hırsızlık, gasp, rüşvet, faiz, hile aldatma, fuhuş vb. yollarla elde edilen servetlerdir. Meşru olmayan harcama ise parayı içki, kumar, uyuşturucu, fuhuş vb. yerlere harcamak ve israf etmektir.
Sevgili peygamberimiz de;
مَا اَكَلَ اَحَدٌ طَعَاماً قَطٌّ خَيْراً مِنْ اَنْ يَأكُلَ منْ عَمَلِ يَدِهِ وَإنَّ نَبِىّ اللّهِ دَاودَ عَلَيْهِ السَّلا َمَ كَانَ يَأكلُ مِنْ عَمَلِ يَدِهِ
"Hiçbir kimse kendi elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir. Allah'ın Peygamberi olan Davut aleyhisselâm da kendi elinin emeğini yerdi" (Buhâri, Büyu’, 15) buyurmuş ve insanın emeğinin karşılığını yemesi gerektiğini veciz bir dille ifade etmiştir.
Muhterem Kardeşlerim;
Tüm bağımlılıklar nasıl başlar?
Maalesef tüm bağımlılıklar öncelikle masum cümlelerle kendimizi kandırmakla başlar.
“Biz kumar oynamıyoruz ki eğleniyoruz” veya “kumar değil, vakit geçiriyoruz, vakit öldürüyoruz”, “para karşılığı oynamıyoruz ki neden kumar olsun” sözleri sizlere de tanıdık gelmiyor mu?
Arkadaş ortamı, dost meclisi denilebilecek ortamlarda bu cümlelerle başlayan masum görünümlü illet, “Eğlence amacıyla bir defa deneme”, “bir defadan bir şey olmaz” cümlesiyle kumar bağımlılığının alt yapısını oluşturmuş olur. Aslında içki, kumar ve uyuşturucu gibi bağımlılıklar açısından en tehlikeli cümle işte bu “bir kereden bir şey olmaz” cümlesidir. Şunu kesinlikle unutmayalım ki; bütün yangınlar küçük bir kıvılcım ile başlar.
İlk zamanlar “masada yenilen içilenlerin ödenmesi” karşılığı oynanan oyun, artık oyun olmaktan çıkıp kazanma kaybetme hırsı aşamasına geçmiş olur. İşte bu aşamada artık beyin bağımlı hale gelmenin yollarına taşları döşemiş demektir.
Zamanla bu küçük hesaplar o kişileri tatmin etmez ve daha fazlasını ister. Kazanmışsa kazancını daha da arttırmak, kaybetti ise kaybını telafi edip kâra geçmek fikri, artık kurtulamadığı bir düşünce dünyasına dönüşür. Bu aşamada maalesef pek çok şey için geç kalınmış olabilir.
Ne güzel ifade edilmiş: Kumar; hırs ve tamahın çocuğu, kötülüğün kardeşi, zarar ve ziyanın babasıdır.
Kumar bağımlılığı “azıcık oynayıp bırakırım” denilerek başlayan ama günün sonunda kişinin parasını, ruh sağlığını, ailesini ve saygınlığını çalan sessiz bir hırsız gibidir. Kumar oynayan beş lira verir girer ama on lira verir çıkamaz kurtulamaz bu illetten... Kumara başlayana yem olarak küçük kazançlar verilir daha yüksek meblağlar ile girmesi teşvik edilir. Dijital kumar siteleri bu duyguyu oluşturacak algoritmalarla hazırlanmıştır. İşte kumar böyle illet bir hastalık ve bağımlılıktır.
Bu anlattıklarımızdan şu ara sonucu çıkartabiliriz. Kumar bağımlılığı 3 aşamada kendini gösteriyor.
Nadir De Olsa Kazanma Evresi: hani bozuk saat bile günde iki defa doğruyu gösterir deriz ya buna benzer bir şekilde kumar, arada sırada kişiye ufak tefek kazandırdığı olur. Aslında bağımlılığa giden ilk ve tehlikeli aşama bu safhadır.
Kaybetme Evresi: Bu evrede çok ciddi kayıplar söz konusudur. Kayıpları telafi için daha fazla kumara batma ve kısır döngü ile daha fazla kaybetme gerçekleşir. Ailenin nafakası buhar olmakla kalmayıp kredi çekmeye, tüm malı mülkü kaybetmeye kadar giden çıkmaza sürüklenilir.
Tükenme Ve Bitme Evresi: kaybedecek bir şeyi kalmayan kişinin depresyon ve Allah muhafaza intihara varan sonuçlara sebebiyet verdiği ortam oluşur.
Muhterem Müslümanlar;
İnternetin hayatımıza girdiği son çeyrek asra kadar kumar; belirli zaman ve mekânlarla sınırlı bir etkinlikti. Kumar oynamak isteyen bir kişi kumarhaneye, hipodroma ya da mahalle kahvehanesi benzeri fiziki ortamlara gitmek zorundaydı. Bu durumda, kumar oynamak isteyenler yakınları tarafından görülme, çevresi tarafından ayıplanma ve dışlanma, toplumsal damgalanma endişesi taşırdı. Bu da doğal bir sosyal kontrol mekanizması oluşturuyordu.
Kumarın devlet kontrolünde oynatıldığı durumlarda (piyango, toto, loto vb) da çekiliş veya sonucu görmek için günlerce hatta aylarca beklemek gerekiyordu.
İnternetin gündelik hayatımızı esir almasıyla birlikte küreselleşmenin de etkisiyle kumar, fiziksel mekânlardan çevrim içi platformlara taşındı. Böylece yukarıda ifade ettiğimiz sosyal kontrol mekanizması devre dışı kaldı. Mobil uygulamalarla evde, iş ortamında, hatta yolda giderken bile birkaç tıklama ile kolaylıkla ulaşılabilen, diğer insanlar tarafından görülme ve ayıplanma riskini ortadan kaldıran çok tehlikeli, kolay ve hızla yayılan bir bataklığa dönüştü.
Muhterem Müslümanlar;
Konunun uzmanları Kumar bağımlılığını diğer tüm bağımlılıklar gibi kronik bir beyin hastalığı olarak tarif eder. Dünya sağlık örgütü de 2023 yılından itibaren kumarı şans oyunu değil toplum sağlığı sorunu olarak nitelendirmiştir. Yarattığı olumsuz etkiler göz önüne alındığında kumar bağımlılığı alkol ve uyuşturucu bağımlılığı kadar üzerinde durulması gereken ciddi bir problemdir.
Yeşilay yetkililerinin verdiği istatistiki bilgi çok dikkat çekici! Kumar bağımlılarının tedavi edilmeye başlandığı 2019 yılında kumarla alakalı 37 başvuru olmuş. Bu 2020 yılında 334'e çıkmış. 2021 yılında 2 bin 63'e, 2022 yılında 3 bin 201'e, 2023 yılında 3 bin 772'ye, 2024 yılında 4 bin 798'e ve 2025 yılında 5 bin 748'e çıkmış. 37'yle başlanılan problem ve tedavi süreci, 5 bin 748, bağımlı olduğunu kabul eden, itiraf eden, çok büyük kayıplar yaşamış insanlar olarak karşımıza çıkıyor.
Bu sayıyı küçümsemeyelim. Çünkü hepimiz biliyoruz ki bu, buzdağının görünen yüzü. Kumar bağımlısı sayısı bu değil, kat be kat fazlası… Her yıl sayının nasıl katlanarak arttığı dikkatinizi çekiyor değil mi? Tehlike çanları en şiddetli şekilde çalıyor haberiniz olsun.
Bence bundan daha tehlikeli olanı ise kumar oynama yaşının 15 lere kadar düşmüş olması… Kumara başlayanların yüzde 34 kadarı 18 yaş altı… Gençliğin nasıl bir tehlike altında olduğunu görüyorsunuz. Hedef kitle yine gençler! Barutu ateşten nasıl uzak tutmak gerekiyorsa gençleri de kumardan aynı hassasiyetle uzak tutmamız elzemdir.
Son 5 yılda kadınlar arasında kumarın iki kat artması da toplumun nasıl bir sarmalın içine girdiğini sessiz bir çığlık olarak haykırıyor. Bunlar resmi veriler haberiniz olsun! Ben bu verilerden şu dersi çıkarıyorum: benim çocuğum oynamaz, benim eşim yapmaz diyerek bir kenara çekilemeyiz. Daima teyakkuz halinde olmalıyız. Yavrularımızı ve ailemizi bu tür tehlikelere karşı korumak eskiye oranla çok daha önemli ama çok daha zor…
Rabbimizin uyarısı daha anlamlı hale geliyor;
يَاأَيُّهَا الَّذِينَ آمَنُوا قُوا أَنفُسَكُمْ وَأَهْلِيكُمْ نَارًا وَقُودُهَا النَّاسُ وَالْحِجَارَةُ
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan o ateşten koruyun” (Tahrim Suresi, 6)
Diğer taraftan konunun trajik yönlerinden biri de bu kişiler kumar oynamasına rağmen yaptığı şeyin kumar değil, oyun olduğuna kendisini inandırmaya çalışmakta, ailesinin ve çevresinin bu yalana inanmasını istemektedir. Kendisini ve ailesini kumar sebebiyle mahvedenlerin tamamı başlangıçta bunu bir eğlence olarak görmekte ve göstermektedir. Bu durum kumar bağımlılığının tedavisinin ne kadar güçleştiğini de gözler önüne seriyor.
Muhterem kardeşlerim;
İslam’daki pek çok emir ve yasak ayetlerde gerekçeleriyle ifade edilmiştir. Namaz, oruç, zekât emri ile ilgili ayetler emredilme gerekçeleriyle birlikte ifade edilir. İçki ve kumarın yasaklanması, haram kılınması hususundaki ayetler de yasaklanma gerekçesini hemen yasak hükmünün ardından belirtir.
Rabbimiz önce kumarı haram kılmış, hemen ardından gelen ayette ise haram kılma gerekçesini ana hatlarıyla ifade etmiştir.
يَٓا اَيُّهَا الَّذ۪ينَ اٰمَنُٓوا اِنَّمَا الْخَمْرُ وَالْمَيْسِرُ وَالْاَنْصَابُ وَالْاَزْلَامُ رِجْسٌ مِنْ عَمَلِ الشَّيْطَانِ فَاجْتَنِبُوهُ لَعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ
اِنَّمَا يُر۪يدُ الشَّيْطَانُ اَنْ يُوقِعَ بَيْنَكُمُ الْعَدَاوَةَ وَالْبَغْضَٓاءَ فِي الْخَمْرِ وَالْمَيْسِرِ وَيَصُدَّكُمْ عَنْ ذِكْرِ اللّٰهِ وَعَنِ الصَّلٰوةِۚ فَهَلْ اَنْتُمْ مُنْتَهُونَ
Ey iman edenler! İçki, kumar, tapınmak ve putlara kurban kesmek için dikilen taşlar, fal ve şans okları şeytan işi birer pisliktir. Bunlardan kaçının, uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Hiç şüphesiz şeytan içki ve kumar yoluyla sizin aranıza ancak düşmanlık ve kin bırakmak, sizi Allah’ı zikretmekten ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık bunlardan vazgeçtiniz, değil mi? (Maide Suresi, 90-91)
İçki ve kumar neymiş efendim! Şeytan işi birer pislikmiş. Ayetin mealine baktığımızda dikkat çekici bir ifade görüyoruz. “İçki içmeyin, kumar oynamayın” emriyle değil “uzak durun, sakının” ifadesiyle yasaklama görüyoruz. Aynen zinanın yasaklandığı İsra suresindeki 32. Ayette kullanılan üslup gibi kumar oynamak bir yana ona giden yollar da bu ayet emriyle kesin olarak yasaklanmış olmaktadır.
Kumarın yasaklanma gerekçesi olarak ta düşmanlık, kin, Allah’ı zikirden ve namazdan uzaklaşma ana başlıklarını içerir.
Kumar oynayanların neredeyse tamamı kaybetmesine sebebiyet veren arkadaş, dost ve çevresine mutlaka düşman olur. Kaybettikçe rakiplerine kini artar. Kavga, dövüş ve cinayet sebep sonuç ilişkisinin kaçınılmaz bir neticesidir. Yine “alanın da verenin de razı” olduğu söylemi de tam bir aldatmacadır. Siz hiç verenin, kaybedenin kaybına razı olduğunu gördünüz mü?
Diğer taraftan bu illete müptela olanların İslami sorumluluklarını yerine getirmeye zaman ayırdıklarını göremeyiz. En değerli varlığı olan vaktini boş, lüzumsuz işlerde tüketir. Allah’ı anmak, zikretmek hatırına bile gelmez. İbadetlere ayıracak vakti olmaz.
Şimdi kumarın kişiye, aile ve topluma zararları konusuna değinelim:
KİŞİSEL ZARARLARI:
Kumar sebebiyle tüm menkul veya gayrimenkul birikiminin tükenmesi
Biriken borçlar, ödenemeyen krediler ve sonuçta iflasa giden tablo
Depresyon, kaygı bozukluğu, öfke patlamaları ve bitmeyen huzursuzluk
Çıkmaza girme hissi ve çaresizlik girdabında intihar düşüncesi (kumarbazlarda bu ihtimal sıradan insanlara göre 15 kat fazladır)
Akrabalık ve arkadaşlık bağlarının kopuşu ile çevre ve diğer insanlar içinde yalnızlaşma
Beden sağlığının bozulması sonucu daha önce yaşamadığı hastalıklara yakalanma (migren, mide-bağırsak hastalıkları, uyku bozuklukları vb)
Alkol, madde bağımlılığı gibi tehlikeli alışkanlıklara düşme riski
En değerli sermaye olan zamanın boşa geçirilmesi
AİLEVİ ZARARLARI
Kumar asla tek kişilik bir oyun değildir; bedelini en çok o masada oturmayan aile fertleri öder. Bir kaçını saymak gerekirse;
Biriken borçlar sebebiyle ailenin temel ihtiyaçlarını karşılayamaz hale gelmesi
Aileye ait birikimlerin gizlice kumara yatırılması sebebiyle yalanın sıradan hale gelmesi
Kayıplar ve borç sebebiyle aile içi şiddetin ve huzursuzluğun artması ve bunun çocuklara yansıması
Çocukların bakım ve ilgi ihtiyacının karşılanmaması
Eşler arasında güvenin tamamen yok olması ve boşanmaya varan süreç
TOPLUMSAL ZARARLARI:
Alın teri ve emek sarf ederek kazanma yerine kısa yoldan zengin olma hayali ve çalışma isteksizliği sonucu iş verimliliğinde belirgin düşüş
Tanıdığı, tanımadığı diğer insanlara zarar verme ve şiddet eğilimi, hırs kin, intikam ve cinayet teşebbüsleri
Yaşanılan ruh sağlığın sorunlarının devletin kasasına maliyeti
Ülkemizin milli servetinin küresel kumar sektörü tarafından emilmesi sonucu milli gelir düşüşü ve umumi fakirlik durumu
Bu saydıklarımız ilk anda aklımıza gelenler… Tabi ki zararları bunlarla sınırlı değil… Daha pek çok zararı sayılabilir, biz bunlarla yetinelim.
Ne dersiniz? İslâm’ın “Mallarınızı aranızda bâtıl yollarla yemeyin.” (Nisa Suresi, 29) ve “Şeytan içki ve kumar yoluyla aranıza düşmanlık ve kin sokmak ister.” (Maide Suresi, 91) uyarılarının ne kadar evrensel ve güncel olduğunu bir kez daha ortaya koymuyor mu?
Muhterem kardeşlerim;
Kumar hususunda sevgili peygamberimizin 2 uyarısı dikkat çekicidir. İlki;
مَنْ قَالَ لِصَاحِبِهِ: تَعَالَ أُقَامِرْكَ، فَلْيَتَصَدَّقْ
Hz. Peygamber (s.a.v.), yanında oturan bir kimseye, arkadaşına "kumar oynayalım" diyen biri olursa, harama ön ayak olduğu için pişman olup bunun kefareti olarak sadaka vermesini emretmiştir (Buhârî, Eymân, 7; Müslim, Eymân, 3) Bu durum, kumar kelimesinin ve ona yaklaşmanın bile ne kadar sakıncalı kabul edildiğini gösterir. Özendirmek, teşvik etmek amaçlı kumar oynayalım demek bile sadaka kefareti gerektiriyorsa kumar masasına oturmanın telafisi nasıl gerçekleştirilecek siz düşünün!
İkincisi;
أَنَّ النَّبِىَّ صلى الله عليه وسلم قَالَ « مَنْ لَعِبَ بِالنَّرْدَشِيرِ فَكَأَنَّمَا صَبَغَ يَدَهُ فِى لَحْمِ خِنْزِيرٍ وَدَمِهِ
Kumar oynayan, elini domuz etine ve kanına batırmış gibidir.” (Müslim, Şiir, 10; Ebû Dâvûd, Edeb, 56) benzetmesi ise çok mide bulandırıcı, tiksindirici, rahatsız edici ve manidardır.
Tehlikeyi göremez veya görmezden gelirsek tedbir de alamayız. Görmezden gelerek, herkes kendi tedbirini alsın diyerek bu illetten kurtulmak mümkün değil. Ya toplum olarak kurtulacağız ya da söylemeye dilimiz varmıyor ama hep birlikte batacağız. Devlet yetkililerimizden beklentimiz ve isteğimiz vakit kaybetmeden, iş işten tamamen geçmeden kalıcı tedbirler almalarıdır. Kumarın, piyangonun millîsi olmaz. Kumar reklamları tamamen engellenmelidir. Kumar sitelerine girişler imkânsız hale getirilmelidir.
Kumar sektörünün küresel sermayesinin 2026 yılı itibariyle 655 milyar dolar civarında olduğu bilindiğine göre mücadele etmek ne kadar zor siz düşünün! Her yıl ortalama yüzde 7 civarında da büyüyor maalesef…1 trilyon dolara doğru ilerliyor. Bu sektörün yüzde 3 gibi bir kısmı, yani 20 milyar doları ülkemizden…
“Efendim bu devirde yasaklamakla çözüm elde edilemez” diyenler de tam bir aymazlık içindedir. Tabi ki inatla kumar oynayacak olanlar bir yolunu bulurlar ama özgürlük maskesiyle kolay erişimin mutlaka engellenmesi şarttır.
Saygıdeğer Kardeşlerim;
Kumarın nasıl bir afet olduğu ve sosyal bir yangın ateşi olduğu konusunda güncel acı bir örnek vermek istiyorum:
Ülkemizin ünlü pop şarkıcılarından biri kumar operasyonları çerçevesinde gözaltına alındıktan sonra çıkınca şöyle bir itirafta bulunuyor;
“35 yıl kumar oynadım. Bu zaman zarfında 45 milyon dolar para kaybettim. Parayı koyacak yer bulamıyordum. Yemekle asla bitmeyecek olan paramı kumarda kaybettim. 10-15 tane ev gitti. Her yerde evim vardı. Ali Sami Yen Stadı'nın yanında 10-11 katlı gökdelenim, iş merkezim vardı. Hepsi gitti. Borç batağına düştüm hala o borçlarla boğuşuyorum. Kumar servetimi, evliliğimi, huzurumu, sağlığımı kaybettirdi. Ben bu kumarı oynayıp ta kazanan görmedim. Sadece insanı sıfırlıyor hatta sıfırın altına düşürüyor. Etraftan borç para isterken itibarınız yerlerde sürünüyor. Kumar iyi bir şey olsaydı ben bugün ülkenin en iyi yerlerinde olurdum. Şunu söyleyeyim simitçi olun kumarcı olmayın!”
Bir kez daha anlıyoruz ve iman ediyoruz ki; Dinimizin her emir ve tavsiyesi bizim dünya ve ahiret mutluluğumuz içindir. Kumar hem dünyada hem de ahirette kaybettiren çok tehlikeli bir haramdır.
Özetle söylemek gerekirse;
Kumar oynayan sadece servetini değil, zamanını, hürriyetini ve hatta sağlığını da kaybediyor.
Kumar oynatarak servet yapanlar görülür, ama kumar oynayarak servet yapan bir kimse daha görülmemiştir.
Gençliğini kumar ortamında geçirenlerin tamamının ihtiyarlığında bir lokma ekmeğe muhtaç olması kaçınılmaz bir sondur.
Kumar tehlikesine karşı korunmanın en kolay ve kesin yolu kumarı hiç oynamamaktır.
Sonuç olarak;
Kumar, bahis ve şans oyunları İslâm’ın öngördüğü adalet, emek ve kanaat ilkelerini ihlâl eden, haksız kazanç yollarıdır. Kur’an ve Sünnet, insanın onurunu, emeğini ve toplumun dengesini korumaya çalışır. Kumar, adaleti ve toplumsal barışı korumak için kesin biçimde yasaklanmıştır.
Toplumsal kurtuluş reçetemiz şu olmalıdır: Helâl kazançta bereket, her türlü haksız kazançta ise felâket vardır.
Rabbim bizleri, evlatlarımızı ve tüm ümmet-i Muhammed'i şeytanın bu tür süslü, pislik tuzaklarından muhafaza eylesin. Yuvamıza helal rızık, kalbimize kanaat, ömrümüze rızasına uygun amel, hayatımıza bereket ihsan eylesin. Amîn.
VAAZI İNDİR
Hazırlayan: Feyzullah YILMAZ / Sakarya İl Vaizi

Facebook Yorumları